Türkiye’de Halkla İlişkiler Mesleğinin Kurucusu

Türkiye’de halkla ilişkiler mesleğinin kurucusu olarak kabul edilen Prof. Dr. Alaeddin Asna, hem akademide hem iş dünyasında iletişim disiplininin gelişimine öncülük eden bir vizyonerdi.
1961’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ekonomi Bölümü’nden mezun oldu. ABD Michigan State University’de İletişim Sanatları alanında yüksek lisans yaptı (1964). Türkiye’ye dönüşünde TRT’de radyoculuk, Yeni İstanbul ve Vatan gazetelerinde gazetecilik yaptı; ardından Milli Savunma Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı ve Sağlık Bakanlığı’nda görev aldı. Koç Holding’de Halkla İlişkiler Müdürü olarak kurumsal iletişimin ilk yapı taşlarını attı.
1974’te Türkiye’nin ilk halkla ilişkiler şirketi olan A&B Halkla İlişkiler’i kurdu. 21 yıl boyunca yüzlerce kurum ve organizasyona danışmanlık verdi. Onun yönetiminde A&B, 1991’de Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA) tarafından Altın Küre Ödülü’ne layık görüldü. 1995’te akademik kariyerine odaklanmak üzere şirketin yönetimini devretti; danışman ve yönetim kurulu üyesi olarak 2015’teki vefatına kadar katkılarını sürdürdü.
Asna yalnızca bir ajans kurucusu değil, aynı zamanda mesleğin örgütleyicisiydi. 1972’de Halkla İlişkiler Derneği’nin kuruluşuna öncülük etti, iki kez başkanlık yaptı ve derneğin gelişimine yön verdi. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim üyeliği, dekanlık, doçentlik ve profesörlük unvanlarıyla yüzlerce öğrenci yetiştirdi.
Onun yetiştirdiği öğrenciler, bugün iletişim sektörünün liderleri arasında yer alıyor; akademisyen, danışman, gazeteci ve yöneticiler olarak Türkiye’nin iletişim ekosistemine yön veriyorlar. Bu miras, A&B’nin kültüründe ve değerlerinde yaşamaya devam ediyor.
Akademik ve profesyonel kariyerinin yanı sıra edebiyatla da iç içeydi. Şiir ve hikâyeleri Varlık ve Türk Dili dergilerinde yayımlandı, 1974’te “Sandaldaki Adam” kitabıyla ödül kazandı. Halkla ilişkiler ve iletişim alanında yazdığı kitaplar, makaleler ve bildiriler hâlâ kaynak niteliğini koruyor.
Prof. Dr. Alaeddin Asna, etik değerleri, öncü vizyonu ve akademik katkılarıyla yalnızca A&B’nin değil, Türkiye’de iletişim disiplininin de temel taşlarından biri oldu. Onun vizyonu, bugün hâlâ bizim pusulamız.